Bir kere yuz yuze gorusme firsatim oldu onunla, Ankara'da ofisinde ziyaret etmistim, 10-15 sene evvel. Ekonomik anlamda iflas etmis, yahut belki de hic var olmamis bazi yoreleri kalkindirma projelerini kisaca anlatmisti ki Koytur bunlardan biri idi. Bir koyu arici, oburunu halici yapip ayaga kaldiriyorlardi ulkenin dort bir yaninda. Yerde bir hali vardi ofisinde. Onu gostermisti, gozleri dolu dolu, ayaga kaldirdiklari bir koyun eseri olarak. Ayagimi cekiverdim ustunden, basmaya utandim gibi bir sey diyelim.1957 yilinda Tarsus Amerikan Koleji'nden mezun olup, 1961'de Robert Kolej (o donemin Bogazici Universitesi) Kimya Muhendisligi bolumunu bitiren Altan Zeki Unver yuksek lisans egitimini Texas Universitesi'nde Ekonomi ve Kimya Muhendisligi bolumlerinde tamamlar. 3,632,656 no'lu ABD patentinin sahibi olur, genc yasta basarili bir kariyere adim atmistir, ama kalbinin sesini dinleyip ulkesine doner ve 1969'da Turkiye Kalkinma Vakfi'ni kurar. Temel hedefleri, koylere aile planlamasini getirmek, koyleri ekonomik olarak verimli uretim yerleri haline getirerek kalkindirmak ve Dunya Bankasi / BM isbirligiyle butun bu ayaga kaldirma surecine fon bulmaktir.
Basindan beri tutkusu da budur zaten. Robert'te Turkiye Calisma Kamplarini Tesvik Dernegi'ni kurar. Bu dernekteki arkadaslariyla 1959-64 yillarinda Kayseri'den Antep'e, Kars'tan Tekirdag'a bircok sehrin kirsalinda okul, yol, kanalizasyon, vs. insaatlari gonullu gerceklestirir. Projeler icin dort bir yanda destek arar ve bulurlar: Misal, Karayollari'ndan kamyon koparilir, ODTU'den mimari plan, Milli Egitim'den para, Orman Bakanligi kalas verir, sagdan sut, soldan cimento, ne lazimsa iste yaratirlar. Bu surecin kilit unsurlarindan biri de kentsoyluyu koyluyle tanistirmaktir.
Amerika donusu Tarsus Amerikan Koleji'nde ogretmenlik yaptigi donemde Sosyal Hizmetler Klubu'nu kurar. Tarsus'un koylerine mobil kutuphane ve saglik hizmetleri goturulur, aile planlamasi egitimleri verilir, yuva yasindaki cocuklarla ilgilenilir. Koylulere fakirligin, geri kalmisligin kader olmadigi gosterilir. Pilic uretimi, aricilik ve sut urunlerine yonelik egitimler verilir, cevre isadamlarindan fon yaratilir. Bu klup calismalari TKV'nin kurulmasina giden yolu acar bir yerde.
TKV ilk solugu Tarsus'un dag koylerinde alir. Adiyaman, Gumushane, Siirt, Van, Sinop, Eskisehir, Kayseri, Sirnak, Ordu, Bolu ve daha nice sehirlerin kirsal alanlari TKV projelerinden faydalanir. Projelerin en buyugu Koytur bir donem pilic uretiminde Turkiye'nin bir numarasi olur, Lades markasiyla o donemde gonullerde de yer eder. Ilerleyen yillar Koytur'u de TKV'ni da bitirir, gercek olamayacak kadar guzel olan her macera gibi bu maceranin da sonuna gelinir. 2003'te iflas eden Koytur herhalde 2005 yilinda yasama gozlerini kapayan Altan Unver'in de en buyuk yarasi olsa gerek.
Isin acisi Ziya, halk adina hareket edenlere sorsan yerden yere vururlar bu isleri. Bu dunya boyledir iste. Adam gencliginin baharinda, tasi siksa suyunu cikaracakken, dunyanin en iyi sirketlerinde ise girebilecekken bos verip koylunun kapisini calar, kanalizasyon borusu doser, kahvede oturan koyluyu arici yapar, amma isleri, kurdugu vakif halkcilar tarafindan nasil tanimlanir bil bakalim: "... temel islevi kirsal alanlardaki nufus artisi ve pahaliligin yarattigi hizli proleterlesmenin toplumsal bir patlamaya donusmesini engellemek icin aricilik-tavukculuk, sutculuk gibi kucuk mulkiyete dayali uretim birimleri kurmak, tekelci burjuvaziye yeni pazar olanaklari yaratmak ve propaganda idi".
Iste 50'lerde Amerikan Koleji'nden mezun olup omrunu toz toprak icinde dag koylulerine yasama hakki saglamaya calismakla gecirmeyi boyle andigi icin Sol Turk halki ile asla barisamamistir ve barisamayacaktir da. Isi propaganda, dedigi adam Ankara'da "yalnizlik" icinde olur gider, eski dostlarindan bir Mete Akyol katilir cenazesine. Tekelci burjuvazinin bir isi cikti herhalde.
Evet cok yakindan tanimadim kendisini. Sevabini, gunahini cok iyi bilemem. Ama kisitli bilgimle o gun yanindan ayrildiktan sonra soyle dusunmustum: Bugun bir kahramanla tanistim. Insanimizi somurenlerle bu somuruye isyan etmek disinda bir halt etmeyen kerameti kendinden menkul sozde solculara ayni mesafede, apayri bir deryada, her zaman eli tasin altinda bir abi olarak anmak istiyorum ben Altan Unver'i. Tek basina bir koy enstitusu olarak canlandiriyorum gozumde. Yaniliyorsam da yanilayim, sanki bu ilk.
Rivayete gore Seytan dagin basinda Isa'nin karsisina cikar. Tanri dedigin kadar buyukse atla surdan asagi da kurtarsin bakalim seni gucu yetiyorsa, der. Isa da buna cevaben, cekil Seytan, der ve yoluna devam eder.
Sergei Taylandov
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder